Havran’ın adının kökeni: Havran Osmanlı dönemi kaynaklarında “Haran Eli”,“Franeli” veya “Viraneli” şeklinde geçmektedir. Ankara Savaşı’ndan sonra Timur’un askerleri Şah Nureddin Komutasında Balıkesir ve Edremit taraflarını, özellikle Havran’ı tahrip etmiş,
buyüzden şehre “Viraneli” adıverilmiştir.

Bir başka görüşe göre kasaba eskgi bir şehrin kalıntıları üzerine kurulduğu için bu isim verilmiştir. denilmektedir. “Havran” isminin anlamı “ Dönmek, eksilmek, su çalkalanmak, yıkamak ve beyazlatmak” anlamındadır.
buyüzden şehre “Viraneli” adıverilmiştir.

Bir başka görüşe göre kasaba eskgi bir şehrin kalıntıları üzerine kurulduğu için bu isim verilmiştir. denilmektedir. “Havran” isminin anlamı “ Dönmek, eksilmek, su çalkalanmak, yıkamak ve beyazlatmak” anlamındadır.

Prehistorik Dönemde Havran: Havran çevresinde prehistorik(Tarih öncesi) kültürün aydınlanmasında rol oynayan en önemli yer “İnönü Mağaraları” dır. Havran ilçesinin yaklaşık 8 km. Güney doğusunda yer alan İnönü mağaraları 381 m. Rakımlı, Havran çayının kuzeyinde yeralmaktadır. Mağaralarda yapılan araştırmalar neticesinde Bakır devrine ait olduğu tahmin edilen siyah çömlek ve küçük boy değirmen taşları, kap kırıkları, seramik parçaları,
çakmak taşı ve kemik eşya tespit edilmiştir.Aşağılara inildikçe malzemenin kahverengi ve siyah perdahlı, tek ve kazıma çizgi süslü seramiğe döndüğü görüşmüştür.Çakmak taşından yapılmış olan ok uçları ve yonga aletler i üzerinde Poleolitik devir tekniğinin açık izleri görülmüştür.Taş Devri ve Maden Devrine ait buluntulardan anlaşıldığına göre M.Ö. 50,000 yılından itibaren Havran çevresinde yerleşim izleri görülmektedir.

çakmak taşı ve kemik eşya tespit edilmiştir.Aşağılara inildikçe malzemenin kahverengi ve siyah perdahlı, tek ve kazıma çizgi süslü seramiğe döndüğü görüşmüştür.Çakmak taşından yapılmış olan ok uçları ve yonga aletler i üzerinde Poleolitik devir tekniğinin açık izleri görülmüştür.Taş Devri ve Maden Devrine ait buluntulardan anlaşıldığına göre M.Ö. 50,000 yılından itibaren Havran çevresinde yerleşim izleri görülmektedir.
İskender ve Hellenistik Krallıklar Dönemi: M.Ö.334 yılıilkbaharındaMakedonyalı İskender, öncü kuvvetlerin Çanakkale Boğazının Anadolu kıyısında kurmuş oldukları köprübaşı sayesinde, kayıp vermeksizin Anadolu’ya ayak bastı.Granikos denilen Biga çayı kenarındaPers Kralı ııı.
Darius’u ilk büyük yenilgiye (M.Ö.334) uğrattı.Bu başarısını İssos ve Gavgamela savaşları ile sürdürünce Pers devleti yıkılmıştır.Perslerin yıkılmasıyla Havran yöresinin de içinde bulunduğu Mysia İskender’in egemenliği altına altına girmiştir.İskenderin ölümünden sonra Mysia bölgesi önce Trakya hakimi Lysmachos’un daha sonra da Bergama Krallığı’nın hakimiyetine girdi.
Darius’u ilk büyük yenilgiye (M.Ö.334) uğrattı.Bu başarısını İssos ve Gavgamela savaşları ile sürdürünce Pers devleti yıkılmıştır.Perslerin yıkılmasıyla Havran yöresinin de içinde bulunduğu Mysia İskender’in egemenliği altına altına girmiştir.İskenderin ölümünden sonra Mysia bölgesi önce Trakya hakimi Lysmachos’un daha sonra da Bergama Krallığı’nın hakimiyetine girdi.
1402 Ankara savaşında Osmanlı ordusu yenilip geri çekilince Timur’un askerleri Bursa’ya girerek hazineye el koydu. Kazdağları’na saklanan Osmanlı askerlerini ele geçirmeye çalışan
Timur’un torunlarından Şeyh Nurettin Mahmut emrindeki orduyla, bunları izleyip Havran’a geldi. Ele geçiremeyince de yıllardır barış içinde yaşayan ve zenginleşen Havran ve çevresini talan edip, yakıp yıktılar. Tahribat öylesine büyüktü ki, 1890’lara kadar Osmanlı belgelerinde Havran bölgesi; “Viraneli” kaydolundu. Daha sonraları onarılarak güzelleştirilen şehre ‘Huriler Diyarı’ anlamına gelen HAVRAN ismi verilmiştir.
Timur’un torunlarından Şeyh Nurettin Mahmut emrindeki orduyla, bunları izleyip Havran’a geldi. Ele geçiremeyince de yıllardır barış içinde yaşayan ve zenginleşen Havran ve çevresini talan edip, yakıp yıktılar. Tahribat öylesine büyüktü ki, 1890’lara kadar Osmanlı belgelerinde Havran bölgesi; “Viraneli” kaydolundu. Daha sonraları onarılarak güzelleştirilen şehre ‘Huriler Diyarı’ anlamına gelen HAVRAN ismi verilmiştir.
Havrana gelen ziyaretçiler bütün dünyaya malolmuş Çanakkale Kahramanı Seyit Onbaşı’nın anısına, Havrana’ a 10 km uzaklıkta bulunan Kocaseyit Köyüne Yaptırılan ve 08
Eylül 2006 tarihinde açılan Kocaseyit anıtı ve Müzesi ile Kocaseyit’in mezarını da ziyaret edebilirler.
Eylül 2006 tarihinde açılan Kocaseyit anıtı ve Müzesi ile Kocaseyit’in mezarını da ziyaret edebilirler.
Balıkesir’e 80 km uzaklıkta olan Havran, Edremit ' e 7 km, Çanakkale ' ye 143 km, İzmir’e ise 200 km mesafededir. Deniz ve hava ulaşımını Edremit üzerinden sağlayan Havran' a en yakın demir yolu istasyonu Balıkesir ' de olup Körfez Havaalanına uzaklığı ise 5 Km’ dir.

“Saat 05.30 sularında müttefik fildsundan bazı gemiler, kendilerini son dakikalar içinde oldukça rahatsız eden Rumeli Mecidiye’sini yeniden ve çok şiddetli bir ateş altına almışlardı.Takım Subayı Fahri Efendi’nin emri ile sığınağa koştular.Ancak; geri kalanların bir kaçı tam istihkamın içinde
patlayan mermi cephaneliği uçurduğu zaman oluşan müthiş basınçla yerlere yuvarlandılar.Bir kısmı şehit olan bu erlerin geri kalanları arasında Çamlık köyünden Seyit de bulunuyordu. Kendine geldiği zaman karşısında takım arkadaşı Ali’yi gördü. Başka kimse yoktu etrafta.
patlayan mermi cephaneliği uçurduğu zaman oluşan müthiş basınçla yerlere yuvarlandılar.Bir kısmı şehit olan bu erlerin geri kalanları arasında Çamlık köyünden Seyit de bulunuyordu. Kendine geldiği zaman karşısında takım arkadaşı Ali’yi gördü. Başka kimse yoktu etrafta.
Seyit kalkıp denize doğru baktı.Düşman gemileri karaya iyice sokulmuştu.
Tabyanın içinde ise üçüncü toptan gayrısı yine toprağa gömülmüştü.Seyit önce gemilere,sonra topa ve sonunda yerde duran 276 Kg.lik mermilere baktı.Kendi deyimiyle mermi ona “beni namluya sür”diyordu.
Tabyanın içinde ise üçüncü toptan gayrısı yine toprağa gömülmüştü.Seyit önce gemilere,sonra topa ve sonunda yerde duran 276 Kg.lik mermilere baktı.Kendi deyimiyle mermi ona “beni namluya sür”diyordu.
İlk mermi kısa düştü.Bir tane daha getirip nemluya sürdü.Bu seferki de kısaydı.Fakat üçüncü mermi en öndeki geminin arka tarafında ve su kesiminde patladı.Bu gemi Ocean’dı
ve dümen tertibatı bozulduğu için derhal orasını harmanlamaya başladı.Etrafındaki gemiler kaçıştılar.Seyit dördüncü mermiyi almaya giderken etraf sakinleştiği için sığınaktan çıkan Batarya Kumandanı Hilmi Bey yanında iki Alman subay ile araya geldi.
ve dümen tertibatı bozulduğu için derhal orasını harmanlamaya başladı.Etrafındaki gemiler kaçıştılar.Seyit dördüncü mermiyi almaya giderken etraf sakinleştiği için sığınaktan çıkan Batarya Kumandanı Hilmi Bey yanında iki Alman subay ile araya geldi.
Kocaseyit’in muharebenin mukadderatının değişmesinde büyük önemi bulunan başarısı kısa sürede duyuldu.Kendisine mükafat olarak onbaşılık rütbesi takıldı. Ve isteği olup olmadığı sorulunca “ çift tayın” istedi. Ancak arkadaşlarının yanında çift tayın yemeği onuruna yediremedi ve birkaç gün sonra
çift tayından vazgeçti.Daha sonraki günlerde fotoğrafını çekmek isterler. 276 kg.lık top mermisini o günkü gibi sırtına alması lazımdır.
Ancak birkaç defa denemesine rağmen kaldıramaz.O tehlikeli zamanda mermileri kolaylıkla basamaklardan topa çıkaran bu kahraman o gün mermiyi yerinden bile oynatamamıştır.Kendisine sorulduğu zaman iman gücüyle vatan aşkıyla kendisine kuvvet geldiğini, o zaman bu mermiyi nasıl kaldırdığını kendisinin
de anlayamadığını söylemişti.Fotoğraf çekmek için tahtadan bir mermi yaparak o tarihi günü ebedileştirmişlerdir.
çift tayından vazgeçti.Daha sonraki günlerde fotoğrafını çekmek isterler. 276 kg.lık top mermisini o günkü gibi sırtına alması lazımdır.
Ancak birkaç defa denemesine rağmen kaldıramaz.O tehlikeli zamanda mermileri kolaylıkla basamaklardan topa çıkaran bu kahraman o gün mermiyi yerinden bile oynatamamıştır.Kendisine sorulduğu zaman iman gücüyle vatan aşkıyla kendisine kuvvet geldiğini, o zaman bu mermiyi nasıl kaldırdığını kendisinin
de anlayamadığını söylemişti.Fotoğraf çekmek için tahtadan bir mermi yaparak o tarihi günü ebedileştirmişlerdir.